Archive for Ağustos, 2010

Pazar, Ağustos 22nd, 2010

Gökyüzüne Ağıt

Yasa dışı yaşıyor gönlümde sevdan.
İyi-kötü, kural-kanun, ahlak,
Ne varsa baş kaldırıvermiş,
Varasın diye farkına.
Gönlüme mülteci sevdan,
Dağlara çıksam diyor,
Neden-sebep bilinmez,
Mülteci ve sürgünler yalnız ölür.
Bana uğramasa her gece,
Nereden bilecek,
Yalnızlık, yalnızlık olduğunu?
Her uğrayışında gemiler dolusu kadın,
Ellerine çokça dokunulmuş,
Belli ki uzak yol yolcuları,
Hepsinin yüreğinde birden çok çizik var.
Öldüğüm bütün kadınlar adına,
Gökyüzünden özür diliyorum.
Tanrı’nın düşük yaptığı yerde,
Ana rahmine yeniden düşüyorum.
Gidiyorsun,
İlk kampana vuruşuyla,
Hiç konuşmamış putlar gibi,
Geride kalacağım.
Keşke ben olaydım, keşke ben olaydım;
En azından,
Umutlu bir hüzün olurdu
Vardığın.

Posted by admin | Filed in Edebiyat | Yorumlar Kapalı

 

Pazar, Ağustos 8th, 2010

Bir Gün Yolunu Çizerken

Şişleyivermiş martılar Şehr-i Harabe’yi,
Sübhanallah tam boğazından.
Maytap geçiyorlar bütün minarelerle.
Düşüversem peşlerine,
Balık olsam sübhanallah.
Sabaha karşı Çengelköy’de
Karaya vursam,
Hikmetinden sual olunmazlara,
Sualler sorsa martılar.
Bir gün yolunu çizerken sen,
Ancak bu kadar kanardım,
Acımın aksütü gibi helal olsun sana,
Aldığın bir avuç hayat.
Ne garip şey,
Hep aynı hatırlayacağım Şehr-i Harabe’yi.
Ne garip şey,
İncecik bir sızıyla uyanacaksın her sabah.

Posted by admin | Filed in Edebiyat | Yorumlar Kapalı